-Bilindiği gibi Dünya'da hemen hemen bütün
ülkelerde sigara endüstrileri yasal veya yasal olmayan tekellerin
elindedir. Bu durum, katma değeri ve kar marjı çok yüksek olan tütün
ve sigara sektörünün önemli ve ayırt edici bir özelliğidir. Son
yıllarda çokuluslu sigara şirketlerinin başta devlet tekelleri olmak
üzere, küçük ölçekli bazı sigara şirketlerini de satın alarak
tröstleştikleri görülmektedir. 1992 yılından bu yana Türkiye'de
yatırım yapan çokuluslu sigara şirketlerin yurtiçinde gerçekleşen
üretimden net satışlarının bir yıllık tutarının, bugüne kadar
yaptıkları toplam yatırım masrafını birkaç yılda rahatlıkla çıkardığı
ortadadır. Aslında, bu şirketlerin üretim kapasitelerini
artırmalarına, yerli veya yabancı şirketlerin yeni sigara fabrikaları
kurmalarına mevzuatta hiçbir engel yoktur. Böyle bir imkan varken; bu
imkanı kullanmayan şirketlerin TEKEL'in sigara fabrikalarını ele
geçirmekte ısrar ederek ulaşmak istedikleri esas amaç, devletin sigara
üretiminden çekilmesini ve iç piyasaya blended sigaraların hakim
olmasını sağlamak, ekici tütün piyasalarında ve ihracatta mutlak
hakimiyeti ele geçirmektir.
-TEKEL'in sigara fabrikaları, kar eden devlete yük
olmayan kuruluşlardır. Bu kuruluşların özelleştirilmesi, ekonomiye
ayrıca bir katkı sağlamayacaktır. Özelleştirmeden doğacak en önemli
mali sonuç, özelleştirilecek fabrikalarda üretilecek sigaraların
satışından sağlanacak karın tamamının yurtiçinde kalması yerine,
hisseleri oranındaki bölümünün çokuluslu ortaklar tarafından
yurtdışına transfer edilecek olmasıdır. Devletin sigara
fabrikalarından sağladığı karı, çokuluslu şirketlere terk etmesi ya da
onlarla bölüşmesi için haklı sayılabilecek bir neden yoktur. Kaldı ki,
TEKEL'in sigara ve yaprak tütün birimlerini özelleştirilmesi, tütün ve
tütün mamulleri piyasasında doğrudan belirleyici olacağından, muhtemel
özelleştirme sonucunda tütün üreticisinden tütün mamulleri
tüketicisine kadar toplumun geniş bir kesiminin olumsuz olarak
etkileneceği kesindir.
-TEKEL sigara fabrikalarının özelleştirilmesi
sonunda bu fabrikaları ele geçirecek olan çokuluslu şirketler,
ağırlıklı olarak Türk tütünü ile üretilen sigaraları değil, Amerikan
blend olarak bilinen, Virginia ve Burley tütünlerine sos verilerek
meydana getirilen harmanlardan hazırlanan sigaraların üretimine
ağırlık verecekler ve bu sigaralar piyasaya hakim olacaktır. Sonuçta,
blended (harmanlı) sigaralarda ancak yüzde 10-15 civarında kullanılan
Türk tütünü üretimi minimum seviyelere düşecek ve 1 milyon tütün
üreticisi aile ise üretimden alıkonulacaktır. Dahası, tütünden başka
hiçbir tarım ürününün yetişmediği kıraç topraklarda üretim yapan bu
yoksul insanlar, büyük kentlerin varoşlarını doldurarak kentlerde çok
boyutlu başka sosyal sıkıntılara yol açacaklardır.
-Yaklaşık 400 yıldır topraklarımızda Anadolu
insanının alınteri ve emeğiyle sabırla işlenerek üretilen Türk tütünü,
nefaseti, kokusu ve harmanları ıslah edici özellikleri ile dünya
piyasalarında marka olmuş ve özel ürün konumuna ulaşmıştır. Yıllardır
100 milyon kilogramın üzerinde gerçekleşen ihracatımız dikkate
alındığında Türkiye, Şark tipi tütün ihracatında Dünya birinciliğini
tartışmasız sürdürmektedir. 2006 yılı rakamlarıyla 500 milyon doları
bulan tütün ihracatımızda TEKEL'in ve tütün üreticilerimizin önemli
bir katkısı vardır. TEKEL'in özelleştirilmesi sonucunda yurtiçi
tüketimi asgari miktarlara düşecek olan Türk tütününe karşılık,
Virginia ve Burley tütünlerinin ithalatı giderek artacaktır. 2006 yılı
sonu itibarıyla, 70 milyon kilogram tütün karşılığında 250 milyon
dolarlık tütün ithalatı yapan Türkiye, bu gelişmelerin sonucunda, dış
ticarette maalesef net ithalatçı durumuna düşecektir.
-Günümüzde ekici tütün piyasalarından yaprak tütün
almakta olan firmaların hemen hemen hepsi, yabancı sermayeye ait olup
ülkemizdeki çokuluslu sigara şirketlerin belirlediği piyasa
şartlarında faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu firmalar, kendilerine
sipariş veren çokuluslu sigara şirketlerinin dikte ettikleri alım
politikalarına ve fiyat düzeylerine uymak zorunda olduklarından
özelleştirmenin kaçınılmaz sonucu olarak, çokuluslu şirketler yalnız
sigara pazarımıza hakim olmakla kalmayacaklar, ekici tütün
piyasalarını, bu piyasalarda oluşacak fiyat düzeylerini ve ihraç
fiyatlarımızı kendi çıkarlarına göre belirleyeceklerdir.
- Türk tütünü kıraç ve fakir
toprakların ürünüdür. Bu güne kadar yapılan bütün çalışmalarda aynı
arazilerde üreticilerin yaşamlarını devam ettirecek gelir
sağlayabilecekleri alternatif bir ürün veya üretim dalı
bulunamamıştır. Üreticiler, Türk tütünü ürettikleri bu arazilerde
adeta tütüne mahkum durumdadırlar. TEKEL'in sigara biriminin
özelleştirmesi, sonuçta bu vatandaşlarımızın dayanılmaz gelir
kayıplarına uğramasına neden olacak, büyük bir bölümünün ekonomik ve
sosyal hayatlarını tahrip ederek açlığa mahkum edecektir.
TEKEL sigara fabrikalarının Türkiye ekonomisi için
stratejik önemi anlatılanların içindedir.
- TEKEL'in sigara fabrikalarının
özelleştirilmesi konusu irdelenirken, tütün mamulleriyle ilgili
tüketim ve sağlık boyutlarını ihmal etmemek gerekir. Türkiye, tüketim
yönünden dünyanın 7 nci büyük pazarı (yaklaşık 110 milyar adet) olup
resmi kayıtlara göre tüketiminin yüzde 10-15'i de sahte ve kaçak
ürünlerdir. Türkiye'de en az 20 milyon tütün mamulleri içicisi vardır
ve bunlar yaklaşık 17 milyar YTL'lik tütün mamulü tüketmektedir. Ülke
nüfusunun yarısından fazlası 18 yaşın altında olup sigaraya başlama
yaşı 9-10'lara kadar düşmüştür. Bu arada, Türkiye'de tütün mamulleri
tüketimine bağlı ölümlerin sayısı yılda 100.000'i bulmaktadır.
Belirttiğimiz rakamlar ve şartlar, çokuluslu sigara şirketlerinin
Türkiye'ye olan ilgisinin nedenini ve TEKEL'in özelleştirmesinin
önemini en net şekilde izah edebilecek durumdadır. Türkiye'de yatırım
ve üretim faaliyetlerine devam eden ve bugün sayıları 6'yı bulan
çokuluslu sigara şirketleri, maalesef Dünya Sağlık Örgütünün
hazırlamış olduğu ve Türkiye'nin de imza koyarak kanunlaştırdığı Tütün
Kontrolü Çerçeve Sözleşmesinin (TKÇS) ve buna dayalı olarak çıkartılan
Ulusal Tütün Kontrol Programının (UTKP) özellikle reklam, promosyon ve
sponsorluk ile ilgili hükümlerine uymamaktadırlar. Oysa, TEKEL, pazar
kaybetme pahasına da olsa çokuluslu sigara şirketlerinin riayet
etmediği kanuni gerekleri yıllardır “dürüst üretici ve satıcı”
titizliği ile yerine getirmektedir. Sektörde bir kamu
kuruluşu olarak TEKEL'in varlığını sürdürmesi, tütün mamulleri
tüketicileri ve toplum sağlığı açısından da önem taşımaktadır. ABD'de
de sigara içmenin zararları hakkında halkı kandırmak, AB ülkelerinde
ise sigara kaçakçılığı davalarından dolayı sorumluluklarını kabul eden
çokuluslu sigara şirketleri bu ülkelerde ciddi tazminatlar ödemeyi
kabul etmişlerdir. Her geçen yıl Avrupa ve Amerika'da satışları azalan
bu şirketler, ülkemize gelince kanunları ve kurumları yok sayarak
yasadışı reklam ve promosyon çalışmaları yapmaktadırlar. Burada asıl
amaç, TEKEL'in piyasa payını paylaşarak kendi ülkelerinde
kaybettikleri pazar paylarını gençlerimizin ve çocuklarımızın
ciğerlerini kullanarak telafi etmek peşinde olmalarıdır.
NOT:YAZI TÜTÜN EKSPERLERİ DERNEĞİ BASIN
AÇIKLAMASINDAN ALINMIŞTIR.KENDİLERİNE TEŞEKKÜR EDİYORUZ.YAZININ
TAMAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ...